Operasyonun adı: Titan dioksit

Bugünkü konumuz Titan dioksit. Son zamanlarda yeniden karşımıza çıkmaya başladı, o yüzden biraz bu elemanı inceleyelim istedim. Kendisi bir katkı maddesidir fakat kullanım skalası geniştir. Gıda, kozmetik, eczacılık, plastik, kağıt ve boya endüstrisinde beyazlatıcı ve opak görünüm sağlayıcı olarak görev yapar; bir nevi renklendiricidir, kaplama işleminde kullanılır. FDA ye göre gıdada kullanımı %1 ile sınırlandırılmıştır. Genellikle peynirlere, salata soslarına ve sakızlara katılır Peki sektörü geniş olan bu madde nasıl her yerde kullanılıyor ve neden tehlikeli? Kimyasal adıyla TiO2, ışıkla beraber tepkimeye girer, tıpkı fotosentez gibi. Nasıl ki fotosentez sırasında ışıkla beraber inorganik madde(H2O&CO2) parçalanıyor ve organik madde (O2&glukoz) açığa çıkıyor; bu da aynı işlevi yapıyor ama tek bir farkla. TiO2 ışıkla tepkimeye girdiğinde organik madde üretmek yerine, tam tersi onu parçalıyor ve inorganik madde üretiyor. Ama tabi bunu yapan aslında nano parçacıklarıyla oynanmış olan TiO2 ‘tir. Peki neden oynanmış? İstediğimiz şekilde yönetilsin diye, yeni bir TiO2 minerali inşa edilmiştir. Yani TiO2 minerali, bir nevi nanoparçacık olmuştur. Aslında hayatın kolaylaşması için yapılmıştır. Ütü gerektirmeyen giysiler, kir tutmayan ve kendi kendini temizleyen kumaşlar, diş macunları, hatta bazı gıda takviyeleri bu şekilde üretilmiştir. Ek bir bilgi, küf tutmayan boyaları, uzun süre kalıcı özelliği olan rujları ve waterproof maskaraları da bu gruba ekleyebiliriz. Yani görüldüğü üzere kullanım skalası geniş bir madde. Peki zararlı mı ve zararı ne derecede? California üniversitesindeki Robert Schiestl hocamız ve ekibi, bizim için bir araştırma yapmış ve araştırma sonucunda diyor ki bu Titanyum dioksit, kromozomlarda hasara yol açıyor. Kromozom da bizim hücre çekirdeklerinde bulunan ipliksi yapıda bir parçadır. Nesilden nesile özelliklerimiz bu ipliksiler ile aktarılır. Bunun hasar görmesi demek, herkesin de anlayacağı üzere sağlıksız ve sorunlu bir aktarım demek oluyor ,genetik bozukluk anlamına gelir yani ‘kanser.’ Tabi bu araştırma fareler üzerinde yapılıyor ve bu bozukluk 5 günün sonunda ortaya çıkıyor. İnsan yılına vurulduğunda bu yaklaşık 1 buçuk sene yapıyor. Yani her gün TiO2 nanoparçacıklı şöyle hoş kokulu nane aromalı, hele ki sabah işe okula şuraya buraya giderken fresh hissetmek için tükettiğiniz sakız varsa; 1 buçuk sene sonra DNA’nızda bozulmalar başlıyor. Hele bir de sigara içiyorsanız, geçmiş olsun! Çünkü bu nanoparçacık malesef vücuttan da atılmıyor; öyle illet bir malzeme. Vücudunuza alınca, hücrelerinizin içerisine girer, organlarınızda birikir, işlevlerini yavaşlatır vs. Başka işi yokmuş gibi ele geçiriyor yani vücudu. Kendi meslektaşlarım içerisinde gıdada kullanılanların her ne kadar zararsız olduğunu savunanlar olsa da, objektif yaklaşmak zorundayım, ben bu maddeden bir hayır beklemiyorum. Neyse ki, canım ülkem bu konuda benimle de hem fikir ki, Bakanlığımız bu maddeyi yasakladı ve nisan 2024’ten itibaren bir daha kullanılmayacak, yani kara listeye alındı. Gerçi benimle aynı fikirde olduğu için mi yoksa Avrupa standartlarına uygun olsun diye mi bu karar alındı, orası tartışılır. O yüzden vücuda alındığında atılımı zor olan bu maddeyi sizde kara listenize alın ve kullanmayın, kullandırtmayın. Ürünlerin etiketini okuyarak alın, özellikle şekerlemelerin ve beyaz renkli olan ürünlerin. Tabi diş macunu da bunun için geçerli. Alternatif ürün bulabilirsiniz ya da kendi macununuzu, şekerlemenizi kendiniz yapabilirsiniz. O kadar da zor bir şey değil. Ama ben uğraşamam, vaktim yok diyorsanız, etiketleri okuyun ve o şekilde satın alın. Etikette yazanlara güvenin, buraya yazmıyorlar ama koyuyorlardır diye düşünmeyin, çünkü denetleme sırasında kullanılan ama etikette yazmayan bir ürün bulunursa ceza yazılır. Sağlıkla kalın efenim:) Gıda Mühendisi Neslihan BUDAK / Avrupa Press