KÜLTÜR GERÇEKLİĞİ

Gerçekleri sorgulayıp, konuşmayalım mı?
Herşeyin özünde, önce GERÇEKLİK  var.
'Bir Hintli' ye' birileri, 'Japon' dedi, diye bizde mi Japon diyelim?
Yetiştirildiğimiz kültürü, (Benimseyelim ya da benimsemeyelim.) inkar mı edelim?
Yok ben, kültürümü mezhep karşıtlığım nedeniyle kabul etmiyorum mu diyelim?
Bu en sonunda; 'Türkçe' niye konuşayım, dünya 'İngilizce' konuşuyor, evrensellik adına 'Türkçe' konuşmayalım, demek gibi birşey olmuyor mu?
Zaten tüm kültür ve inançlara, eşit durup, saygılı olmak gerekirken, azınlığın, kültür ve inancının korunması amacıyla 'Her kişi, kültür ve inancını özgün yaşamalı!' denmesi, medeni insanlık ya da toplumun bir gereğidir...
Gerçekler, nedenleriyle ve nasılları ile düşünülmeli, konuşulmalı!
Yok edilmeye özellikle çalışılan kültür ve inançlar; gerçek insanlık özüne sığar mı?
Varlığa ve canlıya saygılı bireyler ya da toplumlar, inanç ve kültürü, hiç yok sayar mı?
Vahşi kapitalizmde insani yıkımlar görülürken, SOSYALİST düşüncenin insani yararları, ütopik de olsa niye anlatılıp, aktarılmasın?
Gerçekler, olumluluğu ya da olumsuzluğı ile mutlaka sorgulanmalı!
Aslında insan olan, insanca olan  yararlı bir kültürü yaşamanın, önemini görebilmeli!
Aslında insan olan, hırsızlığı ya da cinayeti benimsemiş zararlı bir kültürden, vazgeçilmesi gerektiğini de görebilmeli!
Bir başkalarına zarar vermeyen, tam tersine yararı açıkça görülen, inanç türü değil, bir yaşamın kültürü olan Bektaşi Kültürü' nün, sürekli İslam ile birlikte adlandırılmasına, kültürü bilen bir kişi, niye karşı çıkmasın, 'Öyle değil, böyle! ' diyerek, niçin kendi kültürünü anlatmasın?
Bir Eskimo' ya, sürekli, sen Çin kültürlüsün denirse, Eskimo, susup, hiç ses çıkarmasın mı?
Eskimo, gerçeği mi konuşsun, yoksa Eskimoluk'u övüp, Çinlilik' i mi yersin?
Medeniyet; zarar verici bir kültürü övmeden ve zararsız olan bir kültürü de yermeden, tüm dil ve kültürlerin yaşatılmasına özen gösterme demektir.
Öz kültürü ile varlığını sürdüren canlılar; bulunduğu kültürü ile kabullenilmeli, ayrımcılık veya ırkçılık benzeri davranışlar, yaratılmamalıdır...
Gerçekliği üzerine düşünülen ve  konuşulan, ırk, dil, din, mezhep, millet, kültür, yaş, renk, coğrafya, cins, cinsiyet gibi özgünlüklerin, ne yüceltilmesi ne de ezilmesi gerekir!
ÜÇÜNCÜ cinsiyete saygılı olunur, üçüncü cinsiyetin farkı konuşulur ama ne yerilir ne övülür...
Erkek, kadın ya da çocuğa saygılı olunur ama  ne erkeklik, kadınlık, çocukluk övülür ne erkeklik, kadınlık, çocukluk yerilir!
DÜŞÜNDÜREN DÜŞÜNCELER -
TÜLAY SÜKÜN    /    AVRUPAPRESS