Gıda alerjisi mi… Amaaan bi şey olmaz!

Bugünkü konumuz, evet doğru duydunuz gıda alerjisi. Bütün canlılar hayatta kalmak için barınmaya, ısınmaya ve beslemeye ihtiyaç duyar. Beslenme demişken, Türk mutfağına bakacak olursak oldukça geniş bir lezzet skalamız var. Fakat son yapılan çalışmalarda, gıdalara duyulan hassasiyet ve alerjen şikayetleri gün geçtikçe artmaktadır ve tabii ki, okula giden küçük çocuklar için bu durum velileri de endişelendirmektedir. Alerjenler, basit bir tabirle, belli bir besin grubuna veya besinin kendisine karşı, kişinin bağışıklık sisteminin göstermiş olduğu reaksiyona denir. Böyle basit bir tanım gibi geliyor olabilir fakat çok dikkat edilmesi gereken bir konudur. Hassasiyet derecesine göre , alerjen tüketimi kişide hafif semptomlara sebep olabilir veya şoka sokup ölümüne ölümüne sebebiyet verebilir. Amma abartıyorsun, küçükken o kadar yiyorduk bir şey olmuyordu! dediğinizi duyar gibiyim, fakat işin aslı öyle değil. Türk Gıda Kodeksi’nde 12 adet alerjen besin grubu vardır. Bunlar; gluten ve gluten içeren ürünler, kabuklu deniz hayvanları, balık ve balık ürünleri, süt ve süt ürünleri, yumurta ve yumurta içeren ürünler, hardal ve hardal içeren ürünler, yer fıstığı ve yer fıstığı içeren ürünler, soya fasulyesi ve soya içeren ürünler, kereviz ve kereviz içeren ürünler, acı bakla ve bakla içeren ürünler, sert kabuklu meyveler, kükürtdioksit, yumuşakçalar, susam ve susam içeren ürünler olarak sınıflandırılmıştır. Kişinin ürüne karşı gösterdiği hassasiyet göre vücut belirli oranda tepki gösterir.Tabi bu da ikiye ayrılır. Gıda intoleransı fizyolojiktir ve duyarlılığa dayanır; fakat gıda alerjisinde kişi immünolojik tepki gösterir. Mesela laktoz intoleransı olan bir birey, laktaz enzimi eksikliğinden dolayı süt ürünü içeren bir ürün türkettiğinde sindiremez, metabolizma sorunu yaşar; karnı şişer ve hazımsızlıkla sonuçlanır. Fakat cildinde kızarıklık, mide bulantısı ve kusma gibi ciddi reaksiyonlar varsa; bu vücudun alerjisi olduğunu ve yüksek risk oluşturduğunu ifade eder veya fıstığa alerjisi olan bir çocuk, fıstığın bulunduğu ortama dahi giremez. Çünkü fıstık yüksek risklidir ve fıstığın tozu bile kişiyi etkiler; boğazı ve dili şişer, anafilaktik şok geçirir ve acil müdahale edilmezse ölümle sonuçlanabilir. Gıda bakanlığı ve avrupa gıda standartları, ürünün hammadde halinden işlenip, paketlenip, depolanıp hatta taşıma işlemine kadar, izlenebilirlik raporunda, alerjen ayrımı ve bunun kontrollü olmasını; ayrıca bu kontrolün dökümante edilmesini ister. Eğer bu işlem başarılı olmazsa, firma bu konu ile ilgili ceza alır. Ayrıca, ürünün içerisinde bulunan alerjen maddelerini ve alerjen içerir uyarısını, belli olacak şekilde yazması gerekmektedir. Aksi halde firma yine ceza alır. İmalathanelerde, alerjen riskine göre hammadde depolarının ayrılması ve tanımlanması gerekmektedir. Eğer etiketinde ‘gluten-free, lactose-free, vegan food’ şeklinde bilgilendirme yapmış ise; fabrikalarında, alerjen ürün ile üretim yapan ustanın diğer ürünlerle üretim yapmaması; alerjen riski barındıran ve direkt alerjen olan ürünlerin temizliğinde, taşınmasında ve yapımında kullanılan materyallerin, alerjen olmayan ürünler ile hiçbir şekilde temas etmemesi sağlanmalıdır. Bütünüyle tam bir ayrım yapamayan firmalar, etikette ‘eser miktarda fındık, soya, fıstık, ceviz, badem, gluten , soya bulunmaktadır’ şeklinde bütünsel olarak yazar ve tüketiciyi bilgilendirir. Hazır etiket demişken, gıda endüstrisinde kullanılan ve yarı sentetik bazlı boyaların (üründe kullanılmışsa) etikette uyarı olarak (çocuklarda hiperaktiviteye sebep olabilir şeklinde) tüketiciye bilgi vermesi gerekmektedir. Hangi ürüne alerjiniz olduğunu bilmiyorsanız, bu konu ile ilgili testler mevcuttur. Alerji deri testi ile, alerjik duyarlılığını tespit ettirebilirsiniz. Derinize alerjen proteinlerinden bir miktar sürülür ve derinizin kızarıklık veya şişlik durumuna göre alerjik reaksiyonunuz belli olur. Böylece alerjiniz olduğu besin ortaya çıkar. Bazen de bu alerjen olayı kendi kendine de geçtiği durumlar mevcuttur. Kendimden örnek verecek olursak, küçükken çileğe alerjim vardı. Tükettiğim zaman yanaklarım kıpkırmızı olurdu. Fakat zamanla bu belirtiler azaldı ve şimdi tamamen yok oldu. Sonuç olarak gıda intoleransı ve gıda alerjisi kavramı hem tüketici hem de gıda güvenliği için dikkat edilmesi gereken bir husustur. Olası bir reaksiyonda uygulanacak tedavi için, alerjen gıdanın tanımı, karakteri ve işlevi ile ilgili detay bilgiler son derece önem taşımaktadır. Neslihan BUDAK Gıda Mühendisi kaynakça, https://acikerisim.uludag.edu.tr/server/api/core/bitstreams/e296ede0-9b66-416a-9ed5-93ac9 43c1105/content https://www.tarimorman.gov.tr/Konu/2023/Toplu_Tuketim_Yerlerinde_Alerjen_Bildirimi#:~:tex t=26.01.2017%20tarihinde%20yay%C4%B1mlanan%20T%C3%BCrk,t%C3%BCketiciye%20 sunulmas%C4%B1%20zorunlu%20hale%20getirilmi%C5%9Ftir. https://dergipark.org.tr/en/pub/beykozad/issue/70377/1129141     Neslihan BUDAK    /    AVRUPAPRESS