TOPLUM NASIL BİLİNÇLENİR?

Bir toplumun bilinç düzeyini kontrol öncelikle gündüz televizyon kuşaklarında kendini gösterir. Mutlaka herkes bir parçada olsa izlemiştir.Kavga ,gürültü,entrika,şiddet ,dedikodu…Ne ararsanız var .Gizli olarakta hedeflenen etkileri arasında yozlaştırma ,normalleştirme ,ötekileştirme,kınama ,faydasız onca gündelik arızalı veriyi insanlara empoze etme ,bilim ,ilim haricinde her türlü çöp bilgi ile toplumu bilgisizleştirme ,zamanı faydasızlaştırma ,izleyici çoğunluğu kadın olan kesimi müptela edip düşünme yetisini elinden alma …. Çocuğa verilmesi gereken eğitimden çalınan ,sevgiden ilgiden yoksun bırakan ,ailedeki yetişkinler ile izlenirken çocukların da ruhsal dengelerini ,bilinç düzeylerini bozan programlar .Ve sonucunda ilgisiz ,yalnız ve sevgisiz bırakılan çocuklar ve uygun olmayan yetiştirilme tarzı . Bu tür yayınlarda toplum düzenimizi bozan ,bozmakla kalmayıp bunu her zerremize kadar farkında olmadan işleyen bir durum söz konusudur. İlgi noksanlığı o kadar had safhaya ulaşır ki sonrasında durumlar tik tok gibi hesaplarda abuk subuk hareketlerle dans eden akli muhasebesi sıkıntılı bir sürü kadın ,erkek ve çocuklarla kendini belli eder .Araştırmayan ,gelişmeyen ,sevgisiz ,aile içi paylaşımı olmaması sebebiyle mutluluğu ve taktir edilmeyi o platformlarda takipçi sayısının artışı ile kıyaslayıp mutlu olmaya çalışan nesil oluşumunu çok net gözlemleyebiliriz. Anormal olan o değil aslında bu kaynak sunumunda bireyin normal olunmasını beklemek hata olur . Ve ; Cehalet insanın kendini yetiştirme sanatının kusurlu kaldığı bir karakter arızasıdır. Sorunumuz gereksiz bilgiye merak ve muhtaçlığımız ne derece var bunu bilmemek ve sorgulamamaktir .Gelişmiş bir toplum mu istiyoruz ?Ahlak değeri olan vicdanlı çocuklar mı yetiştirmek istiyoruz ? O zaman önce vaktimizi kime neye harcadığımızı bilmeliyiz. Her yerde olduğu gibi dinde ,siyasette her şeyde ,her yerde hedef kadındır… Kadınlarımızın bir görevi var evet bu nedenle konumumuz çok kıymetli , iyi bir evlat yetiştirmenin vesilesi yada sorumlusuyuz .Biz ne kadar cahil kalırsak yetiştireceğimiz çocuklarda o kadar bilgisiz olur. Burada kastım İlla okullar okuyup , dereceler yapmak değildir. İnsanın kendisini yetiştirmesi ve öğrenme her yaşta ,her düzeyde ,her şekilde ömür boyu devam eder . Biz kadınlar olarak o kadar önemli bir yerdeyiz ki toplumu yönlendirmek en çok bizim elimizde .. Neden mi ? Bir çocuğun ilk iletişimi anne ile olur . Ana rahmine ilk düştüğü andan itibaren onunla bağ kurar .Tüm ruhsal yapısı mutluluğu, mutsuzluğu her şey onu etkiler. Bilimsel araştırmalar genetik hafızalarımızı bile çocuğumuza aktardığımızı söylüyor . Ve bir çocuk anne sevgisi ile ne kadar tatmin olursa o kadar vicdanlı ve naif oluyor. Her ne kadar amacı vücudu ayakta tutup tüm devreyi yönetmek olsa da beyni karar aşamasında bile etkileyen bir kalp olduğu aşikar .Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim’in bir çok ayetinde de karar mekanızmasında, akıldan bahsederken kalple ilgili ayetlerede yer verir. Çünkü kalp ,beynin duygusal yapısını semboller. Aradaki teraziyi iyi kurmak gerek nitekim akıl kalpten ,kalp akıldan ayrı hareket edemez. Demek ki beynimizi de kullanmayı öğrenmeliyiz. Eğitimli ,vicdanlı ve aklı selim çocuklar yetiştirmeliyiz. Bir makale diyor ki ; Sıcak bir ilişki çocukların, sorumlu ve kendi kendini denetleyebilir bir kişilik geliştirmesine yardım ederken, düşmanca ilişki ise saldırganlığı destekleme eğilimindedir. Onlara ne verirseniz öyle şekillenirler .Gelecek ,yetiştirdiğimiz çocukları nasıl şekillendirdiğimizde gizlidir. Yaratanın yeryüzündeki temsilcisi kadınların en büyük görevi gelecek nesillerin oluşumunda ileride aynı vazifeyi yerine getirecek kız çocuklarını iyi yetiştirmek olmalıdır .Kız çocuklarınızı okutun ,eğitin ,bilinçlendirin ve sevin … Bilinçlerini açınki bir toplumda ezik görünmelerini ,ikinci sınıf insan olarak yaşamalarını ,sesleri çıkmadan her şeyi kabullenmelerini isteyen ,muhtaç ,sahipsiz ve hiçbir kararın sahibi olamayacaklarını düşünen zihniyetlere karşı durabilsinler . Kendine verilen aklı hiçe sayan düşüncelerini zorla kabul ettiren kişilere ve yaptırımlara karşı fikirlerini savunabilsinler. Her duyduğuna inanan ,her söyleneni doğru kabul eden ,okumayan ,nereye çeksen oraya giden yapıya sahip olmasınlar. Sorgulayan ,araştıran ,konuşan ,paylaşan ,kendisinin de bir birey olduğunun farkında olsunlar. Bizim ayakları sağlam basan , kendini ve toplumu geliştiren kız çocuklarımız olmalı… Olmalı çünkü üreten ve gelişen refah bir toplum yaratabilmek ancak bu şekilde mümkün olur.   N. Ülgen GÖKKAYA   /    AVRUPAPRESS