Çocuğunuzun yanından ayrılmayın !
Kapıya polisler gelmişti. Anne işe gitmişti ancak aranan çocuk zaten evdeydi.
On beş yaşını dolduralı daha 2 ay olmuştu. “Bir dosyada ifadenizi almak üzere
seni savcıya götürmemiz gerekiyor.” Annesine haber vermesine fırsat
vermeden ekip arabasına bindirildi.
“Bir şey olmayacak sadece bir iki soru sorup göndereceğiz seni…”
Peki böyle mi oldu? Hayır !
On beş yaşını doldurduğu için sosyal inceleme raporu alınması zorunlu değildi.
Çocuğun eyleminin sonuçlarını anlama kapasitesine sahip olup olmadığını
değerlendiren uzman görüşü alınmadan karar verilmesi resmi usule uygundu.
Barodan zorunlu müdafii atanmıştı ve yine resmi prosedüre uygundu.
Ne dedi avukat?
“Suçu kabul et, indirim alırsın…”
Savcı huzurunda, zorunlu müdafii yanında, ailesi olmaksızın manipüle edilerek
suçlamayı kabul etti ÇOCUK… ve bütün dosya bu kabul üzerine ilerledi. On
beş yaşını yeni doldurmuş, cezai ehliyet sınırı dolalı kimlik üzerinde iki ay gibi
kısacık bir süre sebebiyle çocuk tutuklandı. Ve bu tutuklama kararında Savcı
ya da hakim çocuğun yaşını yeni doldurmuş olmasını gözetmedi. Bu ne
demekti? Sosyal İnceleme raporu alınsa idi belki çocuk henüz ehliyete sahip
olamadığı için tutuklanmaması gerekecekti. Yahut yine on beş yaş altı çocuklar
için zorunlu olan adli rapora başvurulsa idi belki çocuğun kemik yaşı henüz on
beş yaşını doldurmadığı tespit edilecekti.
Bunların en başında ailesine haber verilse idi ve aile ceza alanında uzman bir
avukat ile çocuğun ifadesinin alınmasını sağlasa idi çocuk
tutuklanmayabilirdi…
Ne acı, bir gün işe gidiyorsunuz ve çocuğunuzun yedi ay tutuklu kalmasına
engel olamıyorsunuz…
Çocuklarımızı hakları konusunda bilinçlendirelim. Nerede, ne zaman ve nasıl
onlara destek olacağımızı anlatalım…
Avukat İ. Necva DİKER / AVRUPAPRESS