İhanet İle Zulüm, Küfrün Hulasasıdır…

Yer yüzünde bir çok şeyin çaresi bulundu ama hiç bir literatürde zulmün ve ihanetin cürmünde olan hainlerin çaresi bir türlü bulunamadı!. Onun için böyle illetlerin çaresi olmadığı gibi, affı dahi söz konusu bile olmaz. Çünkü “İHANET İLE ZULÜM”, zaten başlı başınca bir tehlikedir. Yapılan her zulüm ve ihanet, bütün beşeri değerlerimize zeval verdiği gibi, imanımıza da zarar vermektedir. Keza bu cürmü kim işlerse işlesin, o her zaman ve her yerde haindir, hain olarakta anılacaktır. Böyle ihanete veya zulme teşebbüste dahi bulunanlar, ister ağa olsun ister paşa, ister fakir olsun ister efendi, hiç ama hiç fark etmeksizin ihanetlere tevessül edenlerin affı olmamalı. Hatta böyle bir durum hasıl olduğunda, ona en ufak bir müsamahayı bile düşünen olursa, o zaman onda da namus düşümü hükmü olduğu kabul görülür. Onun için böyle bir durumun kimsenin aklından dahi geçmemesi gerekir...
Ankara ucuz escort Ankara türbanlı escort escort bayan
Özellikle şu son zamanlarda kimi zaman oldu sıcak sahnelerde büyük bir ihanet öfkesi ile zulmün ateşini bu topraklarda harladıkları gibi, şimdi de yaklaşık iki yıldır soğuk savaş ihaneti ile ekonomiyi dar boğaza getirerek aziz millete zül ediyorlar. Yaklaşık iki yıldır şu sebze ve gıda sektöründe oynanan oyunları izliyorum tam bir vatan hainliği sergilenirken aynı zamanda halkıda mutfakta tımar ederek zulüm ediyorlar...
Bakın, sakın yanlış anlaşılmak istemiyorum, bu zulmü ihaneti yapan köylü vatandaş değil, onlara algı yaparak çeşitli ikna yolları ile öyle bir sahneyi sergiletenler hainlerin ta kendileridir. Çünkü zavallı köylüm günlük idamesini sağlamak için o ürünü bin bir rezillikle cevru cefa ve büyük emekler sarf ederek yetiştirip ve sonrada götürüp çöpe dökecek öyle mi ? Benim hiç aklım kesmiyor, çünkü bunun vatandaşa bir zül olduğunu en iyi onlar bilir. Tabiki kanı bozuk üç beş soytarı hariç, onlarda bütün köylülere mal edilemez. “Çünkü Onlar, Milletin Efendileridirler”...
Bakınız, bugün Ağustos ayın ortasını geçtik Son bahara adım atarken sebze ve meyvelerin halen cep yakması sizce de doğru mudur ? Sorarım size; bu vatandaş sebzesini meyvesini bugün doya doya yiyemeyecekse daha ne zaman yiyecek ? Kışlığını şimdi hazırlayamayacaksa daha ne zaman hazırlayacak ? Bakın, bu milletin çoğunluğu asgari ücretle geçiniyor. Öyle herkes efendi maaşı almıyor ve bunlarında çoğunluğu artık Pazar artıkları ile idamesini sağlıyor. Peki sorarım size, bir hırs uğruna algı oluşturmak için bu aziz millete bunca zulüm reva mı ?...
Hadi bu vicdansızların bir amacı var dedik ve onlar için başarıya giden her yol mubah denen Yahudi atasözü geçerli, onu anladık. Peki ya bize ne oluyor be hey Müslüman! Böyle bir zulme nasıl göz yumarak müsaade ettirirsiniz ? Bu kadar ihanet ve zulüm baş göstermişken yarın bu fani dünyadan göç ettiğinizde birde yüce Allah’tan iman dileyeceksiniz öyle mi ? Kusura bakmayın ne iman öyle ucuz, nede narı cehennem pahalı. Dış mihrakların algı zokasını kendine malzeme etmek için kar sanan bazı siyasi muhalifler ve onların yandaşı haline gelen işbirlikçi uşakları, bu algıyı çok güzel yönetiyorlar. Yoksa bu kadar sebze ve meyveler niye çöpe dökülsün? Gün geçmiyor ki böyle videolar sosyal medyada servis edilmesin. Zaten sosyal medyada olmazsa varya, inanın ki şu küfrü nimetin içindeki zilleti kimse duymayacaktır...
Keza böyle bir zilleti ve ihaneti paklayacak tek bir şey var, oda narı cehennemdir. Allah azze ve cel, böylelerin cehennemdeki narını dahada harlasın, hatta öyle harlasın ki bir daha hiç kimse bu cennet vatanın aziz milletine böyle bir ihanet hükmündeki zulmü reva görmesin. İla ahiri kelamımızın son hulasası olarak, daima şeytani emellerden uzak, Rahmani yollara tevessül eden Salih kulların zümresinden eylesin. Selam ve dualarla huzur içinde kalın selametle...
“SAYGILARIMLA WESSSELAM”
Abdullah Taskin  /   AVRUPAPRESS