MÜBAREK ÜÇ AYLAR…

Rahmet kapıların aralandığı bu mübarek aylarda, kardeşliğin pekişmesi için ve huzurun daim olmasına sebep olan şu mübarek günlerde, kardeşliğin, barışın ve huzurun kadim kalmasına neden biz vesile olmayalım ? Bakınız, bu kadar büyük sevaplar kazanmak varken, neden helalleşmeyi kendimize şiar edinmiyoruz ? Evet, bu helalleşme belki nefsimize ağır gelebilir ama ahiretimizin kurtuluşuna, insanlığımızın saadetine vesile olacak kadar yüce olan bu ulvi davranışı, sahabe-i kiramın da hayatına nakşettiği gibi, bizde kendimize şiar edinerek bu güzel yolda gelecek nesillere yön vermiş oluruz...
Barışın ve kardeşliğin sembolü olan ve insanlığın değerine değer katan bu mübarek üç ayların rahmetinden neden mahrum kalalım? O zaman Rahmetelilaleminin merhametine sığınarak bir birimizi af etmenin tam vakti ve zamanıdır. Aksi halde geç kalmış olabiliriz, hali hazırda şeytanlar zincire vurulmuşken bu fırsatı zamanında değerlendirmek menfaatimiz icabı olacaktır...
Bakınız, bu mübarek aylar sadece nefsimizin kibrine vesile olacak hallerinden kendimizi muhafaza edeceğimiz gibi, hayır ve hasenatlardan da kendimizi mahrum bırakmamamız gerekir. Özellikle şu son günlerde o kadar müşkül halde olan din kardeşimiz var ki say say bitmez. Onun için, imkanlar nispetinde karınca kararınca en yakınlarımızdan başlayarak bir yardımlaşma eli uzatarak çığır açabiliriz...
Örneğin bir yetimi sevindirmek için çocuk esirgeme kurumuna giderek başını okşayıp gönlünü kazanabiliriz veya bir varoş mahallesine giderek üç beş ailenin kirasını, faturasını ve hatta rencide etmeden gerekli tüm ihtiyaçlarını da karşılayabiliriz. Yada bir darülacezeye giderek gözü sürekli yol gözleyen üç beş yaşlının elinden öperek hayır duasına da talip olabiliriz. O zaman ne duruyoruz, haydi hep birlikte son duamızı edip İla ahiri kelam ile yüce Allah’ın bütün rahmeti mağfireti ve bereketi cümlemizin üzerine olsun diyerek hayırda da yarışabiliriz. Selam ve dualarla huzur içinde kalın selametle...
“SAYGILARIMLA WESSSELAM”
Abdullah Taskin  /  AVRUPAPRESS