EKONOMİNİN ŞİRAZESİ KAYINCA GÜNAH KEÇİSİ YİNE HÜKÜMET OLDU…

Pandemi süreci ile süre gelen yeni ekonominin küresel skandalından ne yazık ki bizde nasibimizi almış bulunmaktayız. Her işte olduğu gibi bu işin içinde de art niyetli emek hainleri baş gösterdi. Bunlara rağmen şayet ekonomi dizginini sağlam bir şekilde elimizde tutmuş olsaydık, bugün bu milli servet düşmanları bu aziz milleti böylece ekonomi tefine koyup oynatamazlardı...
Bakınız, bu krizden hükümet her ne kadar günah keçisi seçilse de, bu musibetin bütün müsebbipleri haline gelen fırsatçılar da bir o kadar mesul ve sorumludurlar. Onun için herkes şapkasını önüne koymalı ve bubi gidişat nereye kadar diye kendi kendini hesaba çekmeli. Bakın, biz bir birimize merhamet etmezsek, yüce Allah hiç rahmet etmez. Biz bir birimizi sevip saymazsak, elin conisi gelir ve bize böyle emri vaki olan ekonomi dayatmalırını bir güzel dayatırlar. Tıpkı cennet mekan Sultan Abdulhamit han döneminde olduğu gibi...
Bakınız, özellikle şu son senelerde bir Pandemi bahanesi ile her şeyi yüz misli artırdılar. Özellikle dar gelire sahip olan asgari ücret ile hayata tutunmaya çalışanlar, adeta ekonomi fitnesine duçar bırakılarak inim inim inletilmektedirler. Evet ey tuzu biberi kuru olan müsrifin baş padişahları, bu haykırış size ve sizin gibi düşünenleredir. Burda şucusu bucusu yok, zira hepimiz aynı gemideyiz. Allah muhafaza bu gemi bir su almaya başlarsa, hep birlikte batarız...
Bakınız, hangi ülke batmaya ve yok olmaya müstahak olduysa, hepsinin akıbetinde ya fuhuşat, ya kibriyat, ya da müsrifliğin veya her türlü zulümat dibinde idiler. Şayet bizde onların akıbetini yaşamak istemiyorsak, bir an evvel aklımızı başımıza alıp, kendimize gelmemiz gerekir. İla ahiri kelam ile yüce Rabbim, cümlemizi hakkı hak bilen kulların zümresinden eylesin. Selam ve dua ile kalın selametle...
‘SAYGILARIMLA WESSSELAM”
Abdullah Taskin  /  AVRUPAPRESS