SIRADIŞILIĞIN KEYFİ….
Aykırı olan, sürüden ayrılan sıradışıdır. Sıradışı olan farklıdır ve genellikle o farkı da kendisi yaratır.
SIRADIŞI BİRİ, sosyal bakışıyla, mahalle baskısına direnciyle, sürüden ayrılan düşünce ve eylemleriyle göze çarpar...
SIRADIŞILIK sadece kişinin kendisini ilgilendirir...
KİMSEYE BENZEMEYEN SIRADIŞI, KİMSENİN DE KENDİSİNE BENZEMESİNİ İSTEMEZ!
Sıradışılık, kültürü, eğitimi, zekayı ve aklı bir arada ister...
Sıradışı, monoton biri olamaz, casinoviva inadına renklidir...
Böcek ve kuş fotoğrafları çeken biri de sıradışı olabilir, ince ince dokunuşla zekasını kullanıp, eleştiri getiren kişi de sıradışı olabilir...
Kesin olan durum, çizgisi farklı olan sıradışı kişinin, sürünün çemberi içinden birisinin olmadığıdır...
Çağ atlamak, değişim ve gelişim yaratmak, çıta yükseltmek, sıradışılığın bir eseri olabilir...
Bir futbol takımı için de bu sıradışılık fark yaratır... Yapılmayanı yapmak, düşünülmeyeni düşünmek, uygulanmayanı uygulamak, sıradan birinin işi değildir...
Normal bir çalışmada insan enerji anlamında yorulur, dinlenmesi gerekir... Ancak sıradışı biri, bir enerji harcadığında, doping alır, hem fiziksel hem beyinsel olarak yorulmaz, genellikle de kimse tarafından kolay kolay anlaşılmaz! Deli ya da çılgın yerine konduğu da olur...
Sıradışılık, kişinin kendisine, on kat motivasyon sağladığı gibi insan beynine de çok etki eder...
Kötüye kullanılmadığı sürece ya da cana kasdedilmediği sürece her sıradışılık, güçlü bir enerji patlaması yaratır. Sıradışı biri, en hızlıyı da koşar, en ağırı da kaldırır...
Aşk ise en güzel sıradışılık örneğidir! Aşktan monotonluğa, sıradanlığa geçiş yapılırsa aşkın sıradışılığı da biter...
Genelde ilk karşılaşılan durumlar sıradışı sayılır. Ama toplumsal yapı biliniyor ve onların tepkisinin dışında bir davranış sergilenip, bir yorum getiriliyorsa işte o zaman sıradışılığın keyfine hiç doyum olmaz!
Sıradışı kişinin, bir canlıya zarar verilmesini ne aklı kabul edebilir, ne de zekâsı!
Karşısındakini benimsemese dahi olduğu gibi kabullenmeyi benimseyebilir, çünkü o, sıradışıdır!
Ama hiç bir zaman kendinden ödün vermez bir sıradışı kişi, duruşu, bakışı, yorumu ve eylemleri özgünlüğünü korur...
Kasıtlı olarak sıradışı birine zarar veren kişi, aslında tam dişine göre bir rakip de bulmuş olur...
Şeytanından bulsun demeyecek olan o sıradışı kişi, seviyesini, kalitesini, terbiyesini hiç bozmaz, zekâsı kendisine yeter!
Zaten sıradışının zekasıdır, ondaki bu farklılığı yaratan, kendisine fark arttıran!
O, hukuk kuralları çerçevesinde zekasını kullanır, verilebilecek tüm tahribat da seyredilmeye başlanır, tıpkı, arkası yarın tarzı bir filmi izlercesine!
Hepimize, İYİ SEYİRLER diliyorum!
DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ- TÜLAY SÜKÜN / AVRUPAPRESS