BUZULLARDA SAKLANAN TEHLİKE

Dünyanın içinde bulunduğu salgın nedeniyle bir süredir hepimiz virüs kelimesine aşinayız. Bir çoğumuz tarihe yön veren büyük hastalıkların bizim de başımıza gelmeyeceğini düşünürken bir anda kendimizi büyük bir kaosun içinde bulduk. Mevcut bir hastalığın tedavisi için gerekli aşı veya ilacın üretilmesinin ise tahmin ettiğimiz kadar kolay ve hızlı olmadığına şahit olduk. Dünya genelinde hayatını kaybeden milyonlarca insan bize bunun bir şaka değil önemsenmesi gereken bir konu olduğunu sık sık gösterdi. Ve şu anda da hepimizin ortak isteği bu salgını geride bırakmak ve herhangi bir endişe hissetmediğimiz eski yaşantımıza ve alıştığımız düzene geri dönmek. Eğer biraz sonra bahsedeceğim konuları ciddiye almazsak maalesef geride bıraktığımız bu salgın dönemi bizim en rahat geçirdiğimiz dönem olarak kalabilir. Peki nedir bu kadar önemli olan konu? Son birkaç yazımda da adını sıklıkla kullandığım küresel ısınma ve etkileri. Bazı felaketler daha yaşanmadan bize gelmekte olduklarını anlatmaya çalışırlar. Ama insanoğlu bunları görmezlikten gelerek onlara bir anlamda hoş geldiniz demektedir. Günümüzde küresel ısınmanın nelere sebep olabileceğini araştıran ve tüm dünyayı bilinçlendirmeye çalışan insanların sayısı azımsanmayacak kadar fazla. Bu insanlar geleceği öngörmekte, felaketlerin ayak seslerini duymaktalar. Ayrıca küresel ısınmayı durdurmak isteyen dernekler, vakıflar ve dünyayı kapsayan uluslararası kuruluşlar bulunmakta. Tüm dünyanın gözünü çevirdiği küresel ısınmayı ve kendisiyle birlikte getirmekte olduğu olası felaketlerden birini konuşacağız bu yazıda. Küresel Isınmanın neden olduğu olaylardan biri de yeryüzündeki buzulların erimesidir. Küresel ısınma hem atmosferin hem de okyanus sularının sıcaklıklarının artmasını tetikleyerek buzulların her zamankinden daha hızlı erimesine neden olmaktadır. Bu durum buzlar altında kalan bir tehlikeyi de gün yüzüne çıkarmakta. Bazı araştırmalarda bilim insanları derin buz tabakalarından aldıkları örnekler sonucu daha önce görmediğimiz virüslerin varlığını tespit ettiler. Yüz binlerce yıl önceden donarak buzullara hapsolan bu yeni virüs çeşitlerinin bize doğa ve evrim hakkında da bilgi vermesi umuluyor. Tanımlanan günümüz virüslerinden oldukça farklı olduğu söylenen bu yeni virüslerin eriyen buzullarla dünyaya yayılacak olması tedirginlik yaratmakta. Günümüzden çokta uzak olmayan bir tarihte 2016’da korkulan bu durumun bir örneği Sibirya’da yaşandı. Küçük bir kızın ölmesi üzerine yapılan araştırmalar sonucu bunun şarbondan kaynaklı bir ölüm olduğu anlaşıldı. Şarbon otçul hayvanlardan insanlara bulaşan ancak insandan insana bulaşmayan bir hastalıktır. Hastalık hayvanlar arasında ise çok hızlı yayılır. Tahminlere göre bu durum şarbondan ölen bir geyik cesedinin çözülen buzlar nedeniyle yüzeye çıkmasıyla yaşandı. Suya karışan şarbon belirtilene göre binlerce geyiğin de hastalık kapıp ölmesine neden oldu. Bunun yanında birçok insan da bu hastalıktan hastaneye kaldırıldı. Eski dönem salgınlarında hayatını kaybetmiş ve toprağın üst tabakalarında toplu mezarları bulunan insanların kalıntıları buzulların ve donmuş toprağın erimesiyle, suyun yükselmesiyle birlikte ortaya çıkmaya başladı. Örneğin donmuş toprakların çözünmesi sonucu Alaska'nın tundralarında 1918 İspanyol gribi virüsünün kalıntılarının bulunduğu açıklandı. Bu da bize gösteriyor ki buzulların sağladığı koşullar birçok virüs ve bakterinin korunup milyarlarca yıl saklanmasını sağlayabilir. Yeryüzünden silindiğini düşündüğümüz hastalıkların, hatta adına bile bilmediğimiz insanlık öncesinden kalma virüslerin bile ortaya çıkması imkansız bir durum değil. Karşı karşıya kaldığımız durum tehlikeli ve küresel ısınmanın ilerlemesi durumunda kaçınılmaz. Ama buzulların erimesiyle ortaya çıkan tüm hastalıkların yayılacağı anlamına da gelmiyor. Yapılan araştırmalar sonucu bulunan bazı virüsler laboratuvar ortamında tekrar çoğaltılmaya çalışıldıysa da başarılı olunamadı. Bu da demek oluyor ki uygun koşullarda bile çoğalamayan bu virüslerin evrimin basamaklarını atlayarak bize etkili olması ihtimali çok düşük. Fakat bu mevcut riskin tamamen yok olmasını sağlamıyor. Birkaç yüzyıl önce geçirilen salgınların buzullar içinde ya da donmuş toprak içinde saklı olması bilim insanlarını tedirgin eden bir gerçek. Küresel ısınma sonucu eriyecek olan bu katmanların içinde karşımıza çıkmayı bekleyen kaç çeşit virüs ya da bakterinin olduğu ise bilinmemekte. Bazı virüs ve bakterilerin insanlara kolayca etki edemeyeceğini biliyoruz fakat bu virüs ya da bakterilerin hayvanlar veya su kaynakları vasıtasıyla bizi tekrar bulabileceklerini unutmamak gerek. Buzulların erimesi sonucu karşımıza çıkabilecek onlarca felaketten birini inceledik. Umarım gelmekte olan tehlikeli geleceğin ayak seslerini sizlere iletebilmişimdir. İzge Nur Ünal  /  AVRUPAPRESS