8 Mart Emekçi Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun !
Bir kutlama havası içinde sorunlarımızı, hayallerimizi, ihtiyaçlarımızı konuşacağımız , birlikten doğan gücü daha fazla hissedeceğimiz bir günde biliyorum çoğumuz ne diyeceğiniz dahi bilmiyor, sözler tükendi , geleceğe dair umutlar azaldı. Nedeni ? Gün geçmiyor ki kadına yönelik bir şiddet bir şiddet haberi olmasın. Kız çocuğundan başlamak üzere bebeğinden, 2,4 yaşındaki kız çocuğun hatta daha dün 90'lı yaşlardaki yaşlı teyzenin maruz kaldığı tacizi, tecavüvüzü, hırsızlık haberini içimiz acıyarak, öfke ile izliyoruz. Bazen bu düşman dışardan , tesadüf denk gelen bir piskopat ancak çoğu zamanda aynı çevreden hatta aileden biri. İster gurbette yaşa, ister memlekette hatta gurbette yaşayıp memleketine giden dahi güvende değil. Gurbette memleketine izne giden, çok yakını tarafından cinsel tacize uğrayan genç kızı mağdur eden kişinin tutusuz yargılanması kararının çıkması üzerine yapılan davullu, zurnalı karşılama haberi "aklın, vicdanın, inancın" durduğu hatta yok olduğu bir nokta sanırım yanlış olmaz. Kim kurban , kim suçlu herşey bu kadar mı birbirine karıştı ? Bu kadar mı toplumuzda aile çürüdü, insanlık yok oldu ? Hal böyle iken batı Avrupa'nın aile sistemini, bireyselliklerini, yaşantısını eleştirmeye hakkımız var mı ? Acil olarak her anlamda silkelenmeye ihtiyacımız var ! Bu konuda ağır cezaların getirilmesi, iyilik hal, namus (herkes kendi namuzundan mesuldür) gibi bahanelerin dikkate alınmaması , bu grubun asla af kapsamında ele alınmaması gibi konular önemli. Devlet bütün kurmları ile (adaleti, emniyeti, sosyal hizmetleri, sığınma evleri vb.) her yaştan kadının arkası olduğunu hissettirmeli ve gereğini yapmalı. Gelenek, görenek, inanç ya da töre kisfesi altında her türlü insan haklarına da aykırı uygulamalara izin verilmemeli. Yardıma ihtiyaç duyan, gelenek, kültür, töre arasında sıkışmış bir kadın devletin kurmları dışında başka nereye sığınabilir ? Eğitimli, eğitimsiz, kendi parasını kazanan, mesleği olan kadınlar dahi devletin ve kurumların gücüne ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle her alanda yapılması gereken çok şey var o nedenle herşeye rağmen umutsuzluğa düşmeden el birliğiyle, dayanışma içinde bu sorunun çözümü için çalışmak zorundayız . Ekonomik ve sosyal sorunların daha arttığı şu günlerde bu kolay olmayacak ancak her sorunu da Covid-19 bağlamak kaçmanın, bahane üretmenin başka bir yolu. Kurumsal, yönetimsel düzenlemeler, bıkmadan usanmadan toplum eğitimleri ile bilinç oluşturma ana başlıklardan bazıları. Bu şiddet girdabı sadece kadınları değil tüm toplumu, neslilleri aşağıya çekme, her bir şiddet darbesi aynı zamanda topluma vurulan bir darbe bunu acilen görmek zorundayız. Daha iyi günlere , umutla, inançla tekrar tüm kadınlarımızın emekçi kadınlar gününü kutluyorum.
Sevgi ve saygılarımla
Dr. Esma Demirezen / AVRUPAPRESS