Hayvanlarımızın Sesi Olalım
Günümüzde merhamettin adı var ama kendisi yok . Bugün okuduğum bir haber beni derinden etkiledi. Sokak hayvanlarına yapılan hakısızca saldırılar, yaralamalar diger yandan bazı belediyelerin yaptıgı kötü uygulamalar gözüme pek çarpar oldu . Peki sorunumuz ne ?
Oysa ki insan doğasında sevmek ,korumak,yardıma ihtiyaç duydugunda tepkisiz kalmamak vardır.
Fakat bu son zamandaki kötü örnekler insan içinde kötüye giden birşeylerin olduğunu gösteriyor.
Günümüzde ailede,iş yerinde ve sosyal çevrede insan maruz kaldığı zorluklar, anlaşmazlıklar karşısında
İletişim dilini iyi ayarlıyamıyor hatta saldırgan tavırlara girebiliyor ve ve bundan da hayvanlar nasibini alıyor kanımca .
Böyle toplumsal yaralarımız eminim benim gibi her hayvanseverleri de etkiliyordur.
Toplum olararak daha duyarlı hale gelmek ve bu sorunları aşmak zorundayız yoksa geç kalınırsa
telafisi daha zor durumda karşı karşıya kalabiriz . Buradan özellikle tüm hayvansever arkadaşlarıma ve
toplumumuza sesimi duyurmak istedim.
Belediyelerimizle birlikte kenetlenerek bu soruna çözümler aramalı toplumumuza ve hayvanlarımıza
olan sorumlukları unutmamalıyız. Ülkemizi seviyorsak onun içinde yaşayan tüm canlıların yaşama hakkını
gözetlemeliyiz. Çocuklarımıza hayvan sevgisini aşılamalıyız. Gördüğümüz ,duyduğumuz problemleri
İlgili makamlara taşılamalıyız. Günümüzde bunu yapan gönülülerimiz var ama sayıları malesef problemin büyüklügü karşısında yeterli gelmemektedir. Hatta bazıları çok zor durumlarla karşı karşıya kalmakta lar . Bunların yanında olmaktan çekinmemeliyiz. Yaptıkları fedakarlıklar göz ardı edilemeyecek kadar büyük ve takdire şayandır.
Türkiye hayvanlar koruma kanunun'nun 5199 sayılı kanununun
Birinci Maddesin de aynen şöyle yazıyor . 1- Bu Kanunun amacı ; hayvanları rahat yaşamlarını iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek , hayvanların acı ,ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalrını , her türlü yaşam magdduriyetini önlemesini saglamaktır.
vs. devam ediyor . Bu haklar yasalarla bile korunma altına alınmışken, bu yasalara uymayanlar farkında olmadan suç bile işlemektedir.
Hepimiz duyuyor ve görüyoruz biliyoruz, daha dikkatli olalım. Öncelikle bu duruma buradan başlayalım, bulundugumuz yaşadığımız cevreyi önce sahiplenelim, Türkiyemizde olan herşeyin, hepimize ait olduğunu aitlik duygusunu tamamen kendimizde benimseyelim .
Biz insan olarak bir gece dışarıda kalmayı göz önüne alamazken, onlar yaşam süreci boyunca dışarıda kalmak zorundalar. Onları koruyabilirsek hayat aslında onlarla güzel. Bir düşünün bir bahçeniz olsun, içinde çicekleriniz olsun renk renk , istemezmisiniz çiçeklerinize konan kelebekler, kapınızda olan bir
köpek, pencerenizde bir kedi, gökyüzünde kuşlar , görmek istemezmisiniz ! Yüreginizde her canlıya verebileceginiz bir sevginiz olsun . Sevgiyle kalın
Mualla Özdemir