AvrupaPress

BESLENME VE AĞIZ SAĞLIĞI

BESLENME VE AĞIZ SAĞLIĞI

BESLENME VE AĞIZ SAĞLIĞI

      Beslenmenin yaşam kalitemiz üzerindeki etkisini hepimiz biliyoruz. Kilo vermede/ almada, hipertansiyon, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, karaciğer yetmezliği, ülser, gastrit vb. durum ve rahatsızlıklarda beslenmenin rolü ne kadar büyükse ağız sağlığımızın sağlanması ve korunmasında da beslenme bir o kadar önemlidir.

      Ağız sağlığı sadece dişlerde çürük olmaması demek değildir. Bunun yanı sıra ağız doku lezyonları, yarık dudak ve damak, ağız kanserleri, dental dokularda oluşan bozukluk ya da hastalıklar ile ağız ve diş eti hastalıklarının hiç birinin olmaması ağız sağlığının tanımını bizlere daha geniş çaplı olarak vermektedir.

      Ağız bakımının gereğince yapılmaması, yetersiz ve dengesiz beslenme, alkol ve sigara gibi kötü alışkanlıkların kazanımı ağız ve diş sağlığını olumsuz etkilemektedir.

      Yapılan çalışmalar bize gösteriyor ki diş çürükleri ile beslenme tarzı ve yaşam biçimleri arasında doğru bir ilişki vardır. Günlük beslenmelerinde şeker tüketimi fazla olan bireylerde çürük oluşumu 2-4.5 kat daha fazla olmaktadır. Bununla birlikte gün içerisinde 4 kereden fazla şekerin tüketimi de çürük için bir tehdit oluşturmaktadır.

      Diş çürüklerinin oluşumunda, diş yüzeyinde remineralizasyona yardımcı olan koruyucu faktörler ile demineralizasyona neden olan patolojik faktörler arasındaki denge önem arz etmektedir.

      Tükettiğimiz besinler ağız ve diş sağlığımız açısından üç gruba ayrılmaktadır: karyojenik, antikaryojenik ve kariostatik.

      Karyojenik Besinler: Diş çürüğüne sebep olan besinleri ve beslenmeyi içine almaktadır. Mikroorganizmaların fermente edebildiği karbonhidratlar örneğin fast food, asitli içecekler, şekerli yiyecekler ve şekerlemeler karyojenik besin olarak adlandırılmaktadır. Bu besinler tükürükle kolaylıkla çözülebilmektedir. Monosakkarit ve disakkaritten de zengindirler. Tükürükte parçalanmasıyla organik asit oluşur ve çürüğe neden olan ağız içindeki asiditenin artmasına yol açmaktadır. Tükürük pH’ı 5.5’e düşmektedir.

      Besinlerin sadece içerik olan değil de çeşitli özellikleri de karyojeniteyi etkilemektedir. Örneğin yapışma özelliği, diğer besinlerle birlikte tüketimi, fiziksel yapısı ( katı ,sıvı), kimyasal kompozisyonu, besinin boyutu, çeşidi, kıvamı, ağızda kalma süresi vb. birçok maddeyi buraya ekleyebiliriz.

      Karyojenik besinler de kendi aralarında yüksek ve düşük seviyede olmak üzere iki gruba ayrılır. Kuru meyveler, krakerler, pastalar, patates cipsi, tatlandırılmış kahvaltılık gevrekler, ekmek, kurabiye vb. karbonhidrat oranı yüksek ve ağızda mikroorganizmalar tarafından fermente olup tükürük pH’ını 5.5 altına düşüren besinler yüksek karyojenik; yağlı tohumlar, bazı sebzeler, süt, yoğurt, peynir, yumurta, et vb. yağ oranı orta seviyede protein oranı yüksek ve düşük karbonhidrat içeren tükürük pH’ını 6.0 dan yüksek tutan besinler de düşük karyojenik besinler grubundadır.

      Antikaryojenik Besinler: Asiditesi yüksek olan besinden önce yenildiğinde dişlerin üzerine koruyucu bir tabaka gibi sararak demineralizasyonu önleyebilen besinlerdir. Tükürüğün ağız içindeki salgısının artmasına da yardımcı olurlar. Böylelikle pH ortalama düzeyde tutulmaktadır. İçeriklerinde bulunan kazein, kalsiyum ve fosfor remineralizyonu sağlar. Peynir, yoğurt, süt ve süt ürünleri antikaryojenik besinler grubundadır. Yapılan çalışmalarda öğün sonrasında sadece peynir tüketildiğinde çürük oluşma ihtimalinin azaldığı görülmüştür. Su da bilinen önemli bir antikaryojendir.

      Kariostatik Besinler: Yağlıtohumlar, yağlar, deniz ürünleri; ağızda mikroorganizmalar tarafından fermente olan karbonhidrat içeriği çok az ya da hiç olmayan özellikle posalı çiğ sebzeler; tavuk eti, balık, kırmızı et, yumurta vb. proteini yüksek besinler de kariostatik besinler grubuna dahil edilmektedir.

      Meyve ve sebze tüketiminin günlük beslenmede arttırılmasıyla ağız sağlığının korunduğuna dair veriler bulunmaktadır. Posa içeriklerinin yüksek olmasıyla beraber dişler daha fazla aktive olacağından tükürük salgıları da kendiliğinden artacaktır. Bu durum da yukarıda belirtilen tezin açıklaması olarak görülmektedir.

      Ağız ve diş sağlığının korunmasında besinlerin büyük bir rol oynadıklarının bilincinde olarak tüketimimize dikkat etmek ve hijyene gereken titizliği göstermek ilerde karşılaşacağımız problemlerin önüne geçecektir.

      Online diyet hizmetimden yararlanmak için bana whatsApp, instagram veya mail yoluyla ulaşabilirsiniz.

whatsApp : +90 534 305 17 54               

instagram: https://www.instagram.com/dyt.aysenurrabiaonen/?hl=tr

e-mail: rabia_onen@windowslive.com

DİYETİSYEN AYŞENUR RABİA ÖNEN

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ