AvrupaPress

DUYGULAR ve BESLENME

DUYGULAR ve BESLENME

DUYGULAR ve BESLENME

İnsan, çevresel faktörlerden çok çabuk etkilenen ve bulunduğu her ortama da kolaylıkla uyum sağlayabilen bir varlıktır. Beslenmemiz de çevresel faktörlerden, yaşadığımız olumlu veya olumsuz durumlardan, duygularımızı kontrol edip edememekten, kadınların aylık döngülerindeki hormonal değişimlerden hatta yaşanılan doğal afetlerden bile etkilenmektedir. Bu ayki yazımda, tüm bu değişimlerin beslenmemizi nasıl etkilediğinden bahsedeceğim.

İnsanlarda 2 tür açlık durumu vardır: duygusal açlık ve fiziksel açlık. Fiziksel açlıkta insanların normal olarak vücutlarında açlık belirtileri görülür ve bu açlığı yeterli ve dengeli bir şekilde beslenerek giderebilirler. Fakat duygusal açlıkta herhangi bir belirti görülmez ve belirli bir zamanı olmaz. Her an acıkma hissi yaşanabilir. Yaşanan bu his de ancak miktarı az, enerji değeri yüksek besinlerle giderilebilir. Örneğin çikolatalar, bisküviler, fast foodlar, abur cuburlar vb. daha çok tercih edilen besinler olmaktadır. Yaşanılan depresyonlar, üzüntüler, kızgınlıklar, anksiyeteler duygusal açlığa neden olur.

Duygular ve beslenme durumları arasındaki ilişkiler incelendiğinde bilim adamları belli başlı farklı teorileri oluşturmuşlardır. Bunlardan bazıları: kısıtlama teorisi, psikosomatik teori, içsel-dışsal teori ve obezite teorisidir. Kısıtlama teorisi insanların kilolarını korumak veya kilo almamak adına kendisinin istediği miktara oranla daha kısıtlayıcı yiyerek besinlerden uzak durmasıdır. Kısıtlayıcı davranışların gereğinden uzun sürmesi ileriki zamanlarda kişide istenmeyen aşırı yemek yeme krizlerine neden olabilmektedir. Psikosomatik teori insanların çok yemek yemesi sonucu vücudundaki açlık ve tokluk sinyallerini bozup ne zaman yemek yemesi gerektiğini bilememesidir. Çevresel faktörler besin alımını etkilemektedir. İçsel-dışsal teoride ise kişiler besinlerle aynı ortamda bulunduklarında kendilerini kontrol edemezler. Açlık ve tokluk sinyalleri doğru yönlendirmede bulunamaz. Fakat ortamda kişiyi cezbedecek besin yoksa yemek yeme davranışında bulunmazlar.

İnsanlarda bazı yeme davranışları görülmektedir. Bunlardan biri hedonik yeme davranışıdır. Bu davranışta bireyde enerji değeri yüksek, lezzetli, kendisinde zevk uyandıracak besinlere karşı bir bağımlılık vardır. Kişi zevk almak ve mutlu olmak için yemek yer. Yapılan çalışmalar kişilerde dopamin eksikliğinin bu bağımlılığı oluşturduğu, eksikliğin giderilmesi için aşırı yemek yendiği düşünülmektedir.

Değişen duygu durumlarının beslenmemizi etkilediği herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Kimi insanlarda negatif olaylar, kimi insanlarda pozitif olaylar besin alımını daha çok etkilemektedir. Negatif durumlarda besin alımı artan insanlar karşılaştıkları sorunlarla baş etmek yerine yemek yiyerek rahatlayıp mutlu olmayı tercih etmektedirler.

Kadınların menstrual döngülerinde yaşadıkları stres de besin alımlarını değiştirmektedir. Kilodaki değişimlerin en fazla olduğu zamanlar premenstrual ( -3 gün ) ile menstrual dönemde ( 2-5 gün ) olduğu yapılan çalışmalarda görülmüştür. Kadınların vücutlarında görülen sıvı tutumu, fizyolojik faktörler ve oluşan ödemler ağırlık artışına neden olabilmektedir. Bu sebeplerden dolayı bazı kadınlarda menstrual dönemde stres yaşanmaktadır. Yaşanılan bu stres de duygusal beslenmeye yol açıp yeme ataklarının yaşanmasına neden olabilmektedir.

Obez kişilerin yaşadıkları psikolojik değişimler nedeniyle zayıf kişilere oranla daha çok dürtüsel yeme davranışı göstermektedirler. Kontrol mekanizmalarını doğru kullanamadıklarından enerji değeri yüksek ve lezzetli besinleri daha çok tüketmektedirler. Zayıf bireylerde pozitif olaylar, obez bireylerde ise negatif olaylar karşısında duygusal yeme davranışı sergilenmektedir.

İnsan vücudu tüm sistemleriyle bir bütündür. Herhangi birindeki aksaklık ya da bozukluk diğer sistemleri de etkilemektedir. Bunun en güzel örneği beslenme ve psikolojidir. Ruh sağlığımızın bozulması beslenmemizin olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır. Aynı şekilde beslenmenin doğru olmamasıyla kişinin ruh sağlığı da bozulabilmektedir. İnsanın tam anlamıyla sağlıklı olması ruh ve beden sağlığı ile mümkündür. Vücudumuzdaki bu kusursuz döngüyü korumak için kendimizi sürekli kontrol edip sağlığımıza dikkat etmeliyiz. Yukarıda belirtilen durumları yaşıyorsak en yakın zamanda bir diyetisyene ve ek olarak eğer gerekiyorsa psikolog desteği de almalıyız. Sağlıklı günler dilerim.

Online diyet hizmetimden yararlanmak için bana whatsApp, instagram veya mail yoluyla ulaşabilirsiniz.

whatsApp : +90 534 305 17 54

instagram: https://www.instagram.com/dyt.aysenurrabiaonen/?hl=tr

e-mail: rabia_onen@windowslive.com

DİYETİSYEN AYŞENUR RABİA ÖNEN

Reklam
ETİKETLER:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ