AvrupaPress

GEBELERDE BESLENME

GEBELERDE BESLENME

GEBELERDE BESLENME

Gebelerin yaşadıkları en büyük sıkıntılardan biri de nasıl besleneceklerini bilmemeleridir. Toplumumuzda yer alan bazı inanışlar annelerin yanlış beslenmesine dolayısıyla hem bebeğe hem anneye zarar vermektedir. “ İki canlısın, bol bol ye!, bir şey olmaz…” gibi ifadeler anne adaylarını yanlış yönlendirmektedir. Yenilen hamur işleri, kızartmalar, tatlılar anneye ve bebeğe fayda vermemektedir. Gereksiz alınan fazla kalori ve vücuda giren sağlıksız besinler bebeğin daha doğmadan ileriki yaşamında karşılaşacağı hastalıklara zemin hazırlamaktadır. Anne adaylarının beslenmesinin ne kadar önemli olduğu burada ortaya çıkmaktadır.

Gebelikte uygun ağırlık kazanımı önemli bir olgudur. Eğer anne gebeliğe düşük kilo ile başlamışsa ( BKİ < 18.5 ) 12.5-18.0 kg.; normal ağırlıkla başlamışsa ( BKİ 18.5-24.9 ) 11.5-16.0 kg.; yüksek ağırlıkla başlamışsa ( BKİ 25.0-29.9 ) 7.0-11.5 kg.; obez ise ( BKİ ≥30.0 ) 5.0-9.0 kg. ağırlık kazanımları normaldir.

5.0 kg. altındaki ağırlık kazanımları düşük doğum ağırlığına neden olmaktadır. Gebe bir kadın eğer şişmansa sadece ilk 3 ay kontrollü enerji kısıtlaması yapabilir. 4. aydan itibaren uygulanan zayıflama diyetleri kesinlikle yasaktır.

Gebelere 2. üç aylık ( 3. ile 6. ay arası ) ve 3. üç aylık (6. ile 9. ay arası ) dönemlerinde ek kalori diyetlerine eklenmelidir. Artan enerji ihtiyacı karşılanmalıdır. Karbonhidrat seçimleri ise tam tahıllar, kurubaklagil, meyve ve sebze gibi kompleks karbonhidratlardan yana olmalıdır. Karbonhidrat kısıtlamaları fetüste beyin gelişimi, glikojen düzeyleri ve nörotransmitter sentezleri üzerinde olumsuz etkileri vardır. Son aylara doğru görülen kabızlık için de bu besinlerin tüketimi posa içeriklerinin yüksek olmasından ötürü yararlıdır.

Gebelik sırasında annede meydana gelen fizyolojik değişiklikler ve bebeğin artan vücut hücreleri annenin protein ihtiyacını arttırmaktadır. Alınan proteinlerde de kullanılabilirlikleri daha fazla olduğu için hayvansal kaynaklı olanlar tercih edilmelidir. Et, yumurta, süt ve süt ürünleri iyi protein kaynaklarıdır.

Yemeklerde kullanılan yağlar daha çok sıvı yağ olmalıdır. Katı yağların tüketimi azaltılmalıdır. Salam, sosis, sucuk, pastırma vb. şarküteri ürünleri hem yağ hem de koruyucu katkı maddeleri açısından tüketilmeleri yasaktır. Et ile pişirilen yemeklere yağ ilavesi yapılmamalıdır.

Gebelere günde 3-4 porsiyon süt ve ürünlerini tüketmeleri kalsiyum yetersizliğini önlemede tavsiye edilmektedir. Yemeklerde iyotlu tuz kullanımı bebeğin zeka gelişimini olumlu yönde etkilemektedir.

Günde en az 8-10 bardak su içilmesi gebeler için önemlidir. Çay, kahve gibi kafein içeren içecekler, bitki çayları, asitli içecekler tüketilmemelidir.

Gebelikte önemli bir diğer etmen demirdir. Doğurganlık çağındaki kadınların genelinde demir eksikliği görülmektedir. Bunun sebepleri arasında diyette yetersiz demir alımı, tahıldan zengin beslenmeyle emiliminin düşmesi, çok miktarda ve demli çay tüketimi, sık gebelikler vb. birçok etken eksikliğe sebep olmaktadır. Kuru üzüm, kuru incir, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller, yumurta, kırmızı et demirden zengin besinlerdir. Bunlarla birlikte emilimi arttırmak için C vitamini içeren besinleri de tüketmeliyiz. Kafeini de azaltmalıyız.

B₆, B₁₂, folik asit ve proteinin yapım olayları gebelikte arttığı için önemi büyüktür. Folik asit gebelik öncesi ve sırasında bebekte nöral tüp defekti oluşumunu engellediği için annelere ek kaynak sağlanmalıdır. Ispanak, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller, ceviz, fındık vb. yağlı tohumlar folik asit bakımından zengindir. Hayvansal kaynaklı olan B₁₂ vitamini eksikliğinde anemi görülmektedir. Fazla alınan folik asit B₁₂ vitamini eksikliğine neden olmaktadır. Süt, peynir, yumurta sarısı, kırmızı et, balık vb. B₁₂ den zengindir.

Haftada 340 gram balık tüketimi idealdir. Balıklardan da küçük olanları tercih edilmelidir. Çünkü balıklarda biriken ağır metaller bebeğe zarar vermektedir.

Bu süreçte doktorların önerdikleri dikkate alınmalıdır. Yukarıda bahsedilen herhangi bir besine karşı hassasiyet veya yasak olma durumu varsa kullanımında dikkat edilip doktora danışılmalıdır. Çünkü beslenme kişiye özeldir ve gebelikte beslenme hem anne hem bebek için daha çok önem verilmesi gereken özel bir durumdur. Bu sebeplerden ötürü kontrol altında düzenli görüşmeler yapılarak anneye destek verilip önerilerde bulunulmalıdır.

AYIN NOTU

Son aylarda görülen mide yanmalarının önüne geçmek için;

* Çay, kahve azaltılmalı,

* Uyumadan önce yemek yenmemeli,

* Uyurken baş yüksekte tutulmalı rahat elbiseler tercih edilmeli,

* Gaz yapıcı, asit arttırıcı besinler tüketilmemelidir,

* Kızartmalar, yağlı ve asitli besinler tüketilmemelidir,

* Yemeklerden sonra kısa bir süre yarı oturur pozisyonda dinlenilmelidir.

* Tek seferde çok fazla yemek yenilmemelidir.

Eğer hala mide yanmaları devam ediyorsa doktora başvurulup çözüm bulunulmalıdır.

Online diyet hizmetimden yararlanmak için bana whatsApp, instagram veya mail yoluyla ulaşabilirsiniz.

whatsApp : +90 534 305 17 54

instagram: https://www.instagram.com/dyt.aysenurrabiaonen/?hl=tr

e-mail: rabia_onen@windowslive.com

DİYETİSYEN AYŞENUR RABİA ÖNEN

Reklam
ETİKETLER:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ